Pelerinsiz Yazarlar » Alp İÇÖZ » DİL ÖĞRETİMİ VE EĞİTİMDE TEMEL ÖĞELER

resimKonu
 

 

Bir dil öğretilirken temel, orta ve ileri düzeyler esas alınırsa, her düzeyde öğretilen bilgiler birbirini tamamlamış olur. Konular ve detayları, öğrenciler tarafından analiz edilerek ve derinlemesine algılanarak öğrenilir. Her bir üst düzey ya da ek bilgi bir önceki alt düzeyin ya da bir önceki bilginin boşluklarını doldurur. Aslında, bu düzeylere geçişin en doğru yöntemi, sarmal (spiral) olanıdır. Böylece öğrenilen her şey, düzeyi ne olursa olsun birbirine bağlanmış olur.

 

Bu bakımlardan dolayı, bir öğrencinin temel (basic) düzeyde dilbilgisi ve diğer dil yeteneklerini başlangıçta yeterli olarak alamaması sonraki düzeylerdeki bilgilerin kazanılmasında büyük engeller çıkaracaktır. Bunu, temeli sağlam atılmayan bir binanın üstüne eklenen her katta yıkılma tehlikesi geçirmesine ya da zelzele sırasında iskambil kağıdı gibi çökmesine benzetebiliriz. Temele yerleştirilen taşın nitelikleri ve yeri çok büyük önem taşır.

Eğitim ve öğretimin genelinde olduğu gibi ’anadil’ ya da ‘yabancı dil’ öğreniminde edinilen temel bilgiler ve dille ilgili yetenekler çok büyük önem taşır. Bir binanın dış görünüşü ne kadar görkemli olursa olsun, içme suyu, kanalizasyon, elektrik gibi sistemleri içeren temel altyapı inşaatı iyi yapılmamışsa, o binada yaşayanların hayatı lüksten sefilleğe dönüşecektir. Artan ihtiyaca cevap veremeyen bir sistem de bozulmaya mahkumdur. İlk ve orta düzey öğrenimi ne kadar güçlü olursa, ileri düzeyin ufku o kadar geniş olacaktır.

Eğitimciler açısından bakıldığında, öğrencilerin temel düzeyden itibaren ihtiyacı olan dil yeteneklerini kazandırmak, genel eğitimde de öğretilmesi gerekenler arasında en önemli konulardan birini oluşturur.  Bu bakımdan, gerekli bilgi ve yeteneklerin  öğrencilere ’bireysel’ olarak kazandırılması ve bunların ‘toplumsal’ ortamlarda kullanılmasının sağlanması amaç olmalıdır.

Öğrencilere bilgi ve yeteneklerin kazandırılmaya çalışılması sırasında, bir eğitimcinin en önemli sorumluklarından biri, öğrencinin ‘kişilik özellikleri’ni olumlu ve üretken hale getirmektir. Çünkü, öğrenci aldığı temel bilgi ve yetenekleri, doğru ve insanlığa yararlı olacak bir şekilde kullanmasını başarabilecek düzeye gelmelidir. Bu nedenle, ‘Karakter Eğitimi’ bir bireyin yaşamında çok önemli bir yer tutar. Öğrenci okul dışında kendi başına kaldığı durumlarda, önceden edindiği bilgi ve yetenekleri, olumlu karekter eğitimi sayesinde, ileriye dönük olarak ‘yaratıcılık’ ve ‘üretkenlik’ boyutunda geliştirme üstünlüğüne sahip olacaktır.

Öğrenciliği sırasında yeterli karakter eğitimi alan ve temel bilgi ve yetenekleri kazanan bireyler, yetişkinlik dönemlerinde daha olumlu, sorun çözücü, üretken ve başarılı olacaklardır. Bu ana evreyi küçük yaşlarda sağlıklı bir şekilde yaşayan bireyler, kendilerine ait bir disiplin ve ahlak sistemi geliştirebileceklerdir. ‘Sağlam karekterli’ ve ‘hayatta kalma yeteneklerini geliştirmiş’ bireyler, zorluklara karşı daha dayanıklı olurlar, sorunlara akılcı çözümler getirirler, kendine güvenirler, hayatlarına olumlu olarak yön verecek kararlar alabilirler.

Dil öğretimini de , temel öğeleriyle genel anlamda eğitim ve öğretimin dışında ele almak da yanlış olur. Ana dilini iyi öğrenemeyen, gereken temel bilgileri alamayan öğrenciler, ikinci bir dili öğrenirken çok zorlanırlar. Bu nedenle, yine, ‘temel bilgiler’ ve bu bilgilere anlam kazandıran ’temel kavramlar’ın alt düzeylerden itibaren verilmesi esas olmalıdır.

 

Dil, ‘bulaşıcı bir hastalık’ gibidir. Uygun ortamlarda çok kolay yayılır. Kullanıldığı sürece hayatta kalır, gelişir ve büyür. Doğru şekilde kullanılan dil, en güçlü anlam ifade edenidir. Örneğin, ‘Lütfen’ ve ‘afedersiniz’ gibi kelimeleri ve ifade ettikleri kavramları kullanmayan kültürlerin insanları, nasıl ki kaba, düşük düzeyde ve geri kalmış bir toplum kültürünün ürünleri izlenimini veriyorlarsa, dilin en etkili bir şekilde kullanılması da aynı oranda kültürlülük ve soyluluk ifadesi olarak karşımıza çıkıyor.

Tarih boyunca, içinde yaşadıkları kültürün bir ürünü olan ve toplumları peşinden sürükleyen liderler de, dili en güçlü silahları olarak kullanmışlardır. Hatta pek çoğu da bu yüzden hayatlarından olmuşlardır. ‘Kalem kılıçtan keskindir.‘ sözüne benzer bir söz de dil için söylenebilir:

‘Kullandığımız dilde, söylediğimiz her sözde, yazdığımız her kelimede sevgiyle nefret, iyiyle kötü, yaşamla  ölüm arasında gidip geliriz’.

İşte, bu kılıcı keskin yapan ve sevgiyle nefret, iyiyle kötü ya da yaşamla ölüm arasındaki seçimde doğru kararlara ulaşmamızı sağlayan, çok iyi temellere oturtulmuş bir öğretimin yanısıra kişilik özelliklerimiz ve davranışlarımızın oluşumunda büyük bir önemi olan, gerekli temel eğitimin alınmasıdır. Amaç ve sonuç arasındaki sarmal (spiral) ilişki de, eğitimin somut ve soyut boyutlarının ve bu boyutlar arasındaki karşılıklı ilişkisinin en önemli kanıtıdır. 

 

Alp İÇÖZ

Yorumlar

Sepetinizde ürün bulunmamaktadır