Pelerinsiz Yazarlar » Uzman Psikolog Özgün KIZILDAĞ » ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE KARDEŞ İLİŞKİLERİ

resimKonu
 

ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE KARDEŞ İLİŞKİLERİ

Tarihe ve dinlere bakıldığında kökeni çok eskilere varan, bizlere Habil’le Kabil’i anımsatan, yüzyıllar sürmüş bir büyük medeniyet Osmanlı İmparatorluğu’nda birbirlerinin canına kastetmiş onlarca şehzadeyi hatırlatan, günümüz popüler kültüründeki yansımalarının en önemli örneklerinden biri olan Kuzey Güney dizisini milyonlarca kişiyi ekran başına mühürleyip izleten, yıllarca önemini ve ilgi çekiciliğini yitirmemiş bir konudur kardeşler arası çatışmalar… Kardeşler arasındaki ilişkinin belirli bir miktar çatışmayı içermesi hiç şüphesiz kaçınılmazdır. Bu yazımızda ise meselenin özünü çatışma ekseninden çıkartıp ilişki eksenine çevirdiğimizde neler görüyoruz onları özetlemek istedim. Kardeşler arasındaki ilişkinin dinamikleri bir küçük yazıcıkla anlaşılabilecek değildir elbette, ama günlük hayatta yaşanabilecek bazı durumlara küçük çözüm anahtarları sunabilir, biraz farklı bir bakış açısı ile tanışabilirsek belki de etkileri beklediğimizden daha olumlu olabilir. Öncelikle söylemliyiz ki;

Kardeşler birbirlerinin ilk arkadaşlarıdır.

Yani;

Çocuklar ilk defa bir arkadaşlık, destek, paylaşma, işbirliği, koruma duygularını kardeşleriyle olan ilişkilerinde yaşar ve bu sayede ilk sosyal becerilerini öğrenme fırsatı bulurlar.

Kardeşler, çocukların sosyal yaşamlarının ayrılmaz bir parçasını oluşturur.

Kardeşler birbirleriyle ilişkilerinde hayranlıktan şefkate, kıskançlıktan kızgınlığa bir çok duyguyu yaşarlar.  Paylaşmayı, başkasının bakış açısı ile görmeyi, kendilerini savunmayı ve aynı zamanda sorunları çözmek için uzlaşmayı öğrenirler. Bu durum ileride kuracakları arkadaş ilişkileri için bir temel oluşturmakta, onları diğer sosyal ilişkilere hazırlamaktadır.

Kardeş ilişkileri akran ilişkilerinin provasıdır.

Bir çocuğun kardeşleriyle olan ilişkisinin belirleyicileri ise çok çeşitlidir.

Bir çocuğun kardeşiyle ilişkisi, onun ebeveynleriyle ilişkisine, ebeveynlerin birbiriyle ilişkisine, ebeveynlerin kardeşlerle ilişkilerine bağlıdır.

Kardeşler arasındaki sorunları çözmede ailelerin kullanmaları gereken en temel strateji “eşitlik” değil “adalet” stratejisi olmalıdır.

Çocuklar arasındaki sorunlar çoğunlukla, eşyaların paylaşımı, aileden kazanılan hakların karşılaştırılması (izin saatleri vb.), ailenin duygularının paylaşılması gibi konularda yaşanmaktadır. Bu konulardaki çatışmalar ancak ve ancak adil kurallarla bertaraf edilebilir.

Aileye yeni bir kardeş katılırken onun sevilmeyen yada istenmeyen bir bebek olduğunu söylemek, kardeş kıskançlığını azaltmaz yada yok etmez. Aksine büyük kardeş bunun bir yalan olduğunu anlayacağı için anne ve babasıyla daha önce kurmuş olduğu güven ilişkisi zedelenecektir.

Bu şekilde başlayan kardeş ilişkilerindeki sorunlar kökleşmiş sorunlar olacağından uzman yardımı almak uygun olacaktır.

Kardeşin aileye katılma sürecinden itibaren ailenin açık,net,dürüst ve samimi davrandığı, tutumların adil olduğu evlerde, kardeşler arası çatışmalar yaşansa bile kalıcı olmayacak, günlük küçük yaşam provaları olarak kalacaklardır.

Sonuç olarak, bir kardeş sahibi olmak ya yaşam boyu sürecek bir arkadaşlığın ve dostluğun ya da sıkı bir düşmanlığın temelini atar. Bunlardan hangisinin gerçekleşeceği ise adaletli anne babaların, sağduyulu karar ve müdahalelerinde saklıdır.

 

Uzm.Psk.Özgün Kızıldağ

 

 

 

Yorumlar

Sepetinizde ürün bulunmamaktadır